|
|
|
|
|||
HERŞEY KENDİMİZİ TANIMAKLA BAŞLAR... Hatice Şap
Peki sorularla öğreniyoruz ya, yine sorularla devam edelim. Kendimizi nasıl tanıyacağız. Yeteneklerimizi nasıl keşfedeceğiz. Aslında çok zor değil. Neleri yaparken mutluyuz? Anahtar soru bu. Mutlu olduğumuz şeyler bizi biz yapan şeylerdir. Bunu düşünün. Neleri yaparken mutlusunuz?Yine bir hikaye ile bitirelim.HERŞEY KENDİMİZİ TANIMAKLA BAŞLAR Hatice Şap İnsanoğlu keşfetmeye kendisi ile başlar. Doğumdan sonra, gelişmeye başlayan bebek: 0-2 yaş dönemi dediğimiz duyusal motor evre’de tamamen refleks düzeyinde, nesnelerin ne olduğunu anlamak için , tuttuğu şeyleri ağzına götürür. Emme, tutma gibi eylemlerle kendi vücudunu ve çevresini tanımaya çalışır. Çocukluk dönemi, içinde yaşanılan çevre ve ailenin de etkisiyle ikilemler yaşamaya başlar. Neden ikilemler dedim. Çünkü doğuştan getirilen temizlik her geçen gün aşınmaktadır. Çevredeki olumsuz uyarıcılar, ailenin tutarsız davranışları çocuğun aklını her geçen gün karıştırmaktadır. Yetişkinlik döneminde insanlar kendileriyle ilgilenmektense çevresinde bulunan diğer insanlarla daha fazla ilgilenmeye başlar, çünkü her geçen gün daha da zorlaşan yaşam koşullarının insanı sürüklediği çürümüşlük, onu kendisinden uzaklaştırmakta ve insana özgü güzel değerler giderek yerini olumsuzluklara bırakmaktadır. Bu durum ne acıdır ki insanı kendinden uzaklaştırmakta kendi kimliği, kişiliği ve yeteneklerinden çok başkalarını konuşur olmaya onu taşımaktadır. İnsanın kendi yeteneklerini geliştirmek yerine, yeteneklerini geliştirmiş ve önemli başarılar elde etmiş insanlarla rekabete sürüklenmesi onun enerjisini tüketen, kendini tanımasını engelleyen bir sürece dönüşür. Öylesine kısır bir döngüdür ki bu yaşadığı yılların farkında olamayan insan sonuna geldiğinde de çok geç kaldığını fark eder. Birçok insanda da maalesef bu farkındalık bile oluşamaz, içinde bulunduğu kısır döngü ve kazanılması imkansız savaşma duygusuyla göçüp gider. Bir gezgin misali, gelip göçen ve yaşadığı zamanlara hiçbir şey katmadan unutulup giden bir gezgin. Böylesi bir dünyada ne denli kendimiz olabiliyoruz, ya da kendimizi ne ölçüde gerçekleştirebiliyoruz? İşte ilk sorumuz “Ben Kimim?” sorusuydu. Bir çoğumuzun çok geç yaşlarda yeteneklerini ortaya çıkarıp, mutlu olabileceği alanları keşfedip o alanlarda başarılı olduğunu düşününce üzülmemek elde değil. Çünkü o başarılı insanların kaybettiği zamanları düşününce! Ama yine de bardağın dolu tarafına bakmak lazım. Hiç fark etmeyip, kendisi olamadan göçüp giden bir insan olmaktansa geçte olsa kendisi olabilen insanlar yine de şanslı. Peki sorularla öğreniyoruz ya, yine sorularla devam edelim. Kendimizi nasıl tanıyacağız. Yeteneklerimizi nasıl keşfedeceğiz. Aslında çok zor değil. “Neleri yaparken mutluyuz?” anahtar soru bu. Mutlu olduğumuz şeyler bizi biz yapan şeylerdir. Bunu düşünün. “Neleri yaparken mutlusunuz?” Yine bir hikaye ile bitirelim. Rüzgarla yaprak dost oldular. Artık rüzgar savurmuyordu yaprağı. Söyle dostum, nereye istersen oraya götüreyim seni. Dedi rüzgar yaprağa. Yaprak düşündü, taşındı aklına hiçbir şey gelmedi. Tekrar sordu rüzgar; Hadi söyle, seni istediğin yere taşıyayım. Tekrar düşündü yaprak, aklına yine bir şey gelmedi… Bilmiyorum rüzgar kardeş, aklıma hiçbir şey gelmiyor. sen söyle, dedi. Rüzgar, Gideceğin yeri bilmedikten sonra rüzgar dostun olsa neye yarar, savrulur gidersin. Dedi ve bildiği gibi esti tekrar. Yaprak yine savruldu. Üstelik bu sefer savuran dostuydu. Evet sanırım bu hikaye çok şey anlatıyor. Biz kendimizi tanıyor ve kendimizi yaşayabiliyor muyuz? Yaptıklarımız bizim istediklerimiz mi, gittiğimiz yer gitmek istediğimiz yer mi? Aksi halde hikayemizdeki yaprak gibi savrulabiliriz. Hatta bazen bizi savuran dostumuz bile olabilir. “Neleri yaparken mutluyum?” sorusunun yanıtı bizi kendimize götürecektir. (Altıntı)
YorumlarHenüz Yorum Yazılmamış Yorum Yazın | |||||
Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler;
evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar!
M. Kemal Atatürk
Ankara Cad. No:100/20 Noter Yanı Gölbaşı / Ankara
Tel : 312 484 4 484 Cep Tel :
5355673077
E-Posta:
golbasigazetesi@gmail.com golbasiekspres@mynet.com