Gölbaşı :
z     z
06 Eylül 2018, 22:39
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

Gölbaşı, Haymana ve Bala'nın ünlülerini tanıyormusunuz!

Gölbaşı, Haymana ve Bala'nın ünlülerini tanıyormusunuz!

Haymana-Bala-Gölbaşı  komşu ilçeler. Komşu komşunun külüne muhtaçtır! Özlü sözümüzü hatırlatırsak bir eksiğimiz var ve  bu komşu ilçelerle pek alışverişimiz olmuyor.

     Mesela, Haymana Kaplıcalarına turlar düzenleyipte hem komşuya destek, hem de Gölbaşı insanına kaplıca suyunun sağlığından yararlandırılmıyor. Komşu komşunun külüne muhtaçtır!  Kaplıca ya gitmek istemeyenleri de Milli Mücadelenin son kalesi olan Haymana Milli Parkı'na götürelim, oraların da Çanakkale den farklı olmadığını, milli mücadele de düşmanın taaa buralara, hatta Dikilitaş’a kadar geldiğini anlatan rehberler eşliğinde tarihimizi anlatalım. Zaman zaman ağaçlandırmaya destek verelim.. Ne de olsa, kuru kuru söylemlerle olmuyor yurt sevgisi…

 

    Bala'nın neyini paylaşabiliriz Turizm açısından bakıyorum, düşünüyorum aklıma bişey gelmiyor. Bir Beynam Ormanı var, Orada Gölbaşı'na bağlanmak için hayli mücadele veren vatandaşlar aklıma geliyor. Tabi, sonucunda ne kadar isteselerde, siyasi etkilerle Gölbaşı'na bağlanmadı. Beynam Ormanları aslında kiralanıyor. Gölbaşı Belediyesi (BELLAS)buranın işletmesini kiralayabilirdi! Ve Elmadağ'da bizim sınır komşumuz, buraya da kayak yapmaya gidenlerimiz çok, ne olacak bir tur da buraya düzenleyelim! Netice de komşumuz değil mi, Sonucun da kayak için zaman zaman Uludağ’a, Erciyes’e gidiyoruz. Şartları uygun olan istediği yere gitsin yine.

 

    Komşularımızla güzel geçinmekle kalmayalım, komşularımızla birbirimizi destekleyelim. Sırt sırta verip birbirini güçlendirelim ki, hem kültürel kaynaşma, hem de ekonomik kalkınma da birbirine destek olunsun.  Önemli değil, Beypazarı’na da gidelim oranın doğal ürünlerinden almaya, ne de olsa orada da emekçilerin kokusu var. Ancak, öncelikle  yolu ilçemizden geçen komşularımız, her zaman birbirimize muhtaç olduğumuz komşularımızla bir güç oluşturalım…

 

   Siyaset ötesi bir güç, kalıcı bir birliktelik…Komşumuz, her zaman külüne muhtaç olduklarımızdır…

 

Zaten,  Ankara’nın en eski ilçesidir Haymana, en köklü tarih buradadır. İçinden çok güzel insanlar çıkmıştır bu ülkeye ve millete fayda sağlayan. Son olarakta Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan var. Haymanalılar ismini ilçe merkezinde bir parka vererek yaşatıyor. Her dönem Belediye Başkanları da ziyaret ediyor. Haymana'dan yine  hayatta olmayan, Tarihçi  Prof.Dr. Mehmet Altay Köymen, ve Kadın Hastalıkları konusunda ünlü Prof.Dr. Mülazım Yıldırım var. Mekanları cennet olsun. 

 

   Yine Bala’dan dizi ve sinema oyuncusu Kenan İmirzalıoğlu çıkmış ve filimleriyle Türk insanının gönlünde taht kurmuştur.Halen köyüne gelip gider, fakir fukaraya yardım eder.

 

    Böyle güzel insanlar çıkarda,  güzel olmayanı çıkmaz mı, onlarda çıkar.

    Mesela Adnan Oktar’da Bala’lı olup, bildiğiniz gibi başta casusluk suçlamada olmak üzere birçok organize suçtan dolayı kedicikleri ile birlikte tutuklanarak hapishaneye kondu.  Çoğumuz Bala’lı olduğunu bilmeyiz, kendisi Kafkas göçmenidir.

 

    Yani, her ilçenin bir yiğidi de çıkıyor, haini de çıkıyor.

 

     Gölbaşı’na bakıyorum çıkan kim var diye ilçe merkezinin köklü geçmişi yok ancak Türkiye’yi yöneten birçok siyasetçi, bürokrat, asker, sanatçı, işadamı, yargı mensubu…çok insan var. Köklü tarihi olan ancak, köylerinden kim var diyorsun aklıma gelenler var ancak kalıcı bir eserleri olmamış. Başbakanlık Müşteşar Yardımcılığı yapan, sosyal bürokrat, Eğitim gönüllüsü Özgün Ökmen var.  Çayırlılı olan Ökmen siyasette de yerini alamadı. Bir dönem Hacılarlı olan Dr. Ali Koç gündemdeydi. Sanırım Diyaliz Merkezi var. Ancak kalıcı bir etkisi görünmüyor. Bir dönem Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü yapan Murat Bey Balta’da şu anda da Gölbaşı Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olarak görev yapıyor.  Ancak, hiçbiri Türkiye geneli bir etki bırakmış değil.  Böyle lokal görev almış insanlarımızı sayarsak askeriye de de üst düzey komutanlık görevi yapanlar var. Ancak, Bala ve Haymana gibi Türkiye genelinde ses getiren olmadı  taki 1 kişi Milli Eğitim Bakanı olarak atanana kadar…

 

   Evet..Gölbaşılı hemşehrimiz Milli Eğitim Bakanımız Prof.Dr. Ziya Selçuk’tan bahsediyorum. Türk eğitiminin ve eğitimcisinin umudu oldu. Türk milletinin umudu oldu ve her kesimi kucaklayarak bir ışık oldu. Doğduğu köyü Emirler 1988 yılında Bala’dan ayrılarak Gölbaşı’na bağlanan bir Türkmen köyüdür.

    Şimdi erken olabilir ancak gelecekte sayın Bakanımız Selçuk’un  isminin yaşatılacağı da muhakkaktır…Kendisine başarılı çalışmalar diliyoruz.

 

                             Gölbaşı’nın dirileri kadar, ölüleri de meşhurdur!

 

   Gölbaşı Mezarlığı’na baktığınız zaman Türkiye geneli çok ünlünün mezarını da görürsünüz. Sanatçı, Yazar, Siyasetçi, STK temsilcisi, İşadamı… vd. kendileri ya da yakınları olmak üzere bir çok bağları vardır.

 

    HADEP yöneticilerinin akrabalarından tutun, katledilen yazar Turan Dursun ya da FETÖ terör örgütüne destekten aranırken Yurt dışına kaçan gazeteci Can Dündar’ın annesi/babası, Eski Bakanlardan Hasan Celal Güzel, Gazeteci Yazar Cüneyt Arcayürek, İşadamı Hasan Kalyoncu, Vergi Uzmanı – Yazar Prof. Şükrü Kızılot, Dil Derneği Yöneticisi Ali Püsküllüoğlu, Beşir Gögüş… gibi isimler ilk aklımda kalanlar olup, bunların yanısıra, ya da birçok milletvekili, bakanlık yapmış insanlar ve yakınları Gölbaşı Mezarlığı’nda toprağa verildi…

 

     Yani, mezarları gezip bir liste çıkarsak çok fazla ünlünün ya da yakının olduğunu göreceğiz…

 

     Bu tanınmış insanların Gölbaşı ile bir bağları mutlaka var demek ki mezarları ilçemizdedir. Ne tür bağları var bilmiyorum ancak ilçemizle, hatta mahalleleriyle yakından ilgilenen ünlülerinde var olduğunu sonradan öğreniyorum.

 

  Mesela, FETÖ Terör Örgütü üyeliğinden aranan ve Almanya’ya kaçan Gazeteci Can Dündar’In Gökçehöyük Köy/Mahallesiyle ne kadar yakından ilgilendiğini öğrenmiştim.

 

   Bir gün Kaymakamlıkta bir müdürün yanında oturuyorum. O arada kapı açılıyor ve kapıdan Gökçehöyük Muhtarı giriyor. Daha önceden de tanışırız. Laf lafı açınca gazetecilerden filan. Muhtar dedi ki, “Hükümet bir yasa çıkarıp, köylerin eski isimlerine kavuşmasını yasallaştırmıştı. O dönemlerdede Gazeteci Can Dündar aramıştı beni, “Muhtar, köyünüzün ismini değiştirmiyormusunuz. Eski ismi olan Çerkezhöyük için müracat etmiyecekmisiniz, eski ismini aldırın…” gibisine telkinlerde bulunduğunu belirtti. “dedi, Muhtar da,  “Ben de, köyümüze çok göçler oldu, geriye dönüş olmaz, eski ismi de alamayız.Böyle talepte yok ”dedim.” dedi…

Böyle bir diyaloğ yaşanmış...

 

     Benim hiç aklıma gelmez di, Türkiye genelinde tanınan bir gazeteci tutupta ilçemizin bir mahallesi ile ilgileneceği ancak,  ilgileniyormuş! O zaman demek ki sadece gazetecilik faaliyetleri yapmıyor! diye düşünmüştüm!

 

Selam ve Sevgilerimle

Bayram Türkmez

06 Eylül 2018

 

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
5 + 2 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.