Gölbaşı :
z     z
20 Aralık 2017, 11:06
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

EZBERLERİ BOZMAK İÇİN ARAŞTIRMA GEREKİR

EZBERLERİ BOZMAK İÇİN ARAŞTIRMA GEREKİR

EZBERLERİ BOZMAK İÇİN ARAŞTIRMA GEREKİR

 

Zeki Sarıhan

 

Bilmediğimiz, yanlış bildiğimiz konularda gerçeğe ulaşmak için tek yol araştırma yapmaktır. Ezber ve önyargılarla hareket etmek veya yargıda bulunmak bizi yanlışlara sürükler. Yeni buluşlar yapmak için ülkeler ve şirketler kesenin ağzını açmaktan çekinmiyor. Araştırma yaparak gerçeğe ulaşma çabasına en yaygın olan örnek hukukta uygulanır. Bir yargıç, hüküm vermeden önce ne şikâyetçinin, ne sanığın ne de tanıkların ifadelerini tek başına kanıt olarak kullanır. Dava ile ilgili bütün olguları hesaba katarak bir hüküm verir. Âdil yargılama böyle olur.

 

Gözlem, araştırmanın ilk ve en yaygın yöntemidir. İnsanlık on binlerce, hatta yüz binlerce yıl doğa olaylarını gözleyerek ve yaşayarak öğrendi. Arılar ballarını nasıl yapıyordu? Buğday en çok hangi iklimde daha iyi yetişiyordu? Meyvelere aşı nasıl yapılıyordu? İzledi, denedi, öğrendi ve bilgilerini yeni kuşaklara aktardı.

 

Evren’in var oluşu, insanlığın tarihi ve benzeri konularda yapılan araştırmalar ve deneyler az mı ezber bozdu? Karanlıkla aydınlığın savaşımı, önümüzdeki on yıllar ve yüzyıllar içinde hiç kuşkumuz olmasın ki, halk avcısı politikacıların ezberleri pekiştirmeye çalışan karanlığı ile değil, bilimin zaferiyle sonuçlanacak.

 

Öğretmen Okulunda bizi köy öğretmeni olarak yetiştiriyorlardı ama köylüler ne yiyor, nasıl geçiniyor, nelere inanıyor, bu konuda hiçbir bilgi verilemediği gibi, köylülerle nasıl iletişim kuracağımız üzerinde de duran yoktu. Altıncı sınıfta iken (1964) birkaç arkadaş okulun çevresindeki köylere yaptığımız günü birlik bir gezide gördük ki, biz öğrencilerin bura köyleri hakkında hiçbir bilgisi olmadığı gibi, köylüler de okul hakkında hiçbir şey bilmiyorlardı. Okula yakın İbi köyünde bir sosyal araştırma yapmak istedim. Henüz araştırma yöntemlerini bilmiyordum. Bana yardım etmesi içi başvurduğum eğitim şefi tarafından terslendim. (Akpınar’da Okurken, s. 179-180)

 

1978’de devam ettiğim Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Kamu Yönetim Lisans Üstü Uzmanlık Programında Prof. Dr. Kemal Kartal’dan Araştırma Yöntemleri dersi aldık. Kemal Cengiz’le ikimiz, Ankara Öğretmenleri’ne onların ekonomik ve siyasi eğilimleriyle ilgili bir anket uyguladık. Sonuçlarını 1980’de yayımladım. (Ankara Öğretmenleri, Öğretmen Dünyası, Ocak 1980). Şu bulgular çok değerli sayılmalıdır: Ankara kentinde 20 öğrenciye bir öğretmen düşmektedir. Kentte görev yapan öğretmenlerin yüzde 68’i bayandır. Yüksek gelirli semtlerde bu oran yüzde 82’ye çıkmaktadır. Ankara öğretmenlerinin yüzde 89’u evlidir. Yüzde 13’ü yalnız kendini geçindirmektedir. Gerisi 2 ve daha fazla nüfusum geçiminden sorumludur. Evli öğretmenlerin yüzde 33’ünün eşi memur, yüzde 26’sının öğretmen, 15’i ev kadını, 10’u serbest meslek sahibidir. Yalnız yüzde onu Ankara doğumludur. Yüzde 56’sının hiçbir yerde evi yoktur. Büyük bir çoğunluğu gecekondu semtlerinde öğretmenlik yaptığı halde gecekonduda oturanların oranı yalnızca yüzde 6’dır. Yüzde 62’si kaloriferli evlerde oturmakta, 36’sı kömürle ısınmaktadır.

 

Öğretmenlerin eline geçen para ile ilgili ayrıntılı yüzdeler varsa da para politikalarının değişmesi nedeniyle günümüzle karşılaştırmak mümkün görünmüyor. Ancak yüzde 60’nın ev kirası verdiği anlaşılmaktadır. Öğretmenlikten başka gelir getiren bir işte çalıştığını belirtenlerin oranı yüzde 11’dir. “Hangi meslek örgütüne üyesiniz?” sorusuna yüzde 60’ı “Hiç birine, yüzde 26’sı “TÖB-DER’e”, 2’si diğer örgütlere üye olduğunu belirtmiş, 11’i ise soruyu yanıtsız bırakmıştır. Konut sahibi öğretmenler arasında örgütlenme oranı, kirada oturanlara göre daha düşüktür. Gelir arttıkça örgütlenmeye ilgi azalmaktadır. Okudukları gazetelere gelince:

 

En çok okunan gazeteler yüzde olarak sırasıyla şunlardır: Cumhuriyet (38), Milliyet (33), Hürriyet (11), Günaydın (2), Tercümen (2), Vatan (1), Politika (1) Diğer (2), Hiçbiri (5), Cevapsız (5). Konut sahibi olan öğretmenlerin gazete tercihlerinde Milliyet, kirada oturan öğretmenlerde ise Cumhuriyet öndedir. 

 

1979’da Kahramanmaraş olayları üzerine ülkede sıkıyönetim ilan edildi. Bu aslında 12 Eylül 1980’in de önsözüydü. Solcu örgütler ve gazeteler sıkıyönetime karşıydılar. Memleketim Fatsa’ya gittiğimde bir anket yapayım dedim. Fatsa halkı bu konuda ne düşünüyordu. Şurada burada rastladıklarıma konu ile ilgili birkaç soru sorarak yanıtlarını çeteledim. Fatsalıların çoğunluğu sıkıyönetimi destekliyordu.

 

“ARAŞTIRMA YAPALIM”

 

 Öğretmen Dünyası’nın Aralık 1980 tarihli sayısında yayımlanan “Araştırma Yapalım” yazısı güncelliğini bugün de korumaktadır. Bu yazıdan bir bölümü aşağıya almakta yarar görüyorum.

 

“Son yıllarda ülkemiz aydınlarının düşünce dünyası oldukça kısırlaştı. Eski bilinenler tekrar edilip duruldu. Dünyanın geçirmekte olduğu yeni saflaşma ve koşullara uygun düşüncelerin üretimi yaygınlaşmadı. Okullarımızdan da diplomalı bilgisizler mezun olmaya başladı. Öğretmenler arasında aynı kısır döngünün, düşünce yoksunluğunun şartları yaşanıyor. 1960-1970 yıllarının zengin sanat ve düşünde dünyasının coşkun tartışma ortamı kaybolmuştur. Bunun en canlı kanıtı 150-200 bin üyeli bir öğretmen örgütünün kısırlaştırılarak mahvedilmesidir.”

 

37 yıl önceki bu yazıda bakınız ne diyordum: “Araştırmamızda asıl kaynaklara yönelmeliyiz. Örneğin Atatürk ve Kurtuluş Savaşımızla ilgili araştırma yapanlar öncelikle arşiv belgelerine, Meclis tutanaklarına, o dönemin gazetelerine, Atatürk, Karabekir, Cebesoy, Kâzım Orbay, İnönü, Yunus Nadi gibi mücadelenin başında bulunmuş, içinde yer almış kişilerin bıraktığı yazılı belgelere başvururlar.”

 

Tek bir kaynağı tanık göstererek tarihin yazılamayacağı, ancak ezber yaratmaya hizmet edeceği açıktır ve daha o zaman da benim vazgeçilmez ilkemdi.  

 

50. Yıl Lisesinde görevliyken öğretmenler odasında arkadaşlara öğrencilerimizin hangi illerden Ankara’ya göçmüş ailelere mensup olduğunu sordum. Bir kaçı “Hepsi Sivaslı” yanıtını verdiler. Sınıflarda yaptığım ankette Sivas kökenli olanlar başta gelmekle birlikte bunların oranı yalnızca yüzde 20 çıktı. Küçük bir araştırma ezberi bozmaya yetmişti.

 

 Yaptığımız araştırmaların eğitim ve öğretmen dünyasına hangi bilgileri kazandırdığına ilişkin bazı örnekler vermeyi sürdüreceğim. Çünkü bunlar ezber bozmaya yardım ediyordu. (19.12.2017)

 

  Diğer yazılar için: zekisarihan.com

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
2 + 1 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.