Gölbaşı :
z     z
28 Temmuz 2017, 11:40
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

Bu kentin adına ne diyeceğiz? Tunceli mi, Dersim mi?

Bu kentin adına ne diyeceğiz? Tunceli mi, Dersim mi?

Tunceli İzlenimleri-2

 

TUNCELİ Mİ, DERSİM Mİ?

 

Zeki Sarıhan

 

Bu kentin adına ne diyeceğiz? Tunceli mi, Dersim mi?

 

Kent merkezinin eski adı Mameki. Dersim ise yalnız ilin değil, daha geniş bir coğrafyanın adı. 1937-1938 Askerî harekâtından sonra iki ırmağın buluştuğu yerde bölgeyi denetim altına almak için bir kışla ve bir de cami yapılmış. Haritalarda hâlâ görüldüğü üzere buraya Kalan adı verilmiş. Dersim olan il adı da 1935’te Tunceli olarak değiştirilmiş. Fakat artık Tunceli hem ilin, Hem da il merkezinin adı olarak kullanılıyor. Bu ad resmiyette geçerli. Halk ise Dersimli olduğunda ısrar ediyor. Belediye, sivil toplum örgütleri, esnaf, basın Dersim adını kullanıyor. Belediyeye kayyım atanmasından sonra Belediye binasındaki Dersim adı da kaldırılmış. Yani devlet ve halkın zıtlığı ilin adından başlıyor.

 

Tunceli, türküde olduğu gibi dağların arasında engebeli bir arazide kurulmuş. Burası, iki yerleşim yerinden oluşuyor. Eski kente “Şehir merkezi” diyorlar. Yeni yerleşim yeri ile kent merkezinin arası epeyce var. 13 bin nüfusu barındıran Tunceli Üniversitesi, valilik, hastane gibi kuruluşlarla modern konutlar Ankara’nın Çayyolu semtinin konumu gibi yerleşime elverişli olan Elazığ yolu üzerinde yer alıyor.  İki kısım arasında dolmuşlar gidip deliyor.

 

Üniversitenin kentin ekonomik hayatına katkı yaptığı fakat kültürel dokusuna olumsuz etkide bulunduğu söyleniyor. Daha çok Doğu ve güneydoğu illerinden öğrenci alan üniversitede kalitenin düşük olduğu, AKP’nin burada örgütlendiğini duydum. Üniversitede beş vakit ezan okunuyor.

 

Şehir merkezinde üç cami var.  Fakat bu camilerde vali ve valilik personeli ile güvenlik personeli namaz kılıyormuş. Cuma günleri vali korumalarıyla camiye giderken geçtiği yollar trafiğe kapatılıyormuş. Hükümet köylere de cami yaptırmış. Fakat hiç kimse camiye gitmiyormuş, camilerin samanlık gibi işlerde kullanıldığını anlattılar. Tuncelililer ölülerini Cem Evinden kaldırıyorlar. Şehirde “çeşitli nedenlerle” ölümler eksik de değil. Ben orada iken her gün cenaze için Cem Evine gidenleri gördüm. Hükümet Necmettin Öğretmeni katleden altı PKK’lının ölü ele geçirildiğini açıklamıştı. Bunlardan üçünün olay yerinden tesadüfen geçen siviller olduğu ve cenazelerinin Cem Evinden kaldırılacağı söylendi. Fakat son anda valilik buna izin vermemiş.

 

Tuncelililerin de, polis ve askerlerin de güvenli bir ortamda yaşadığı söylenemez. Tunceli’ye girerken araçları durdurup kimlikleri topluyorlar, bunları bilgisayarda sorguluyorlar. Kentin girişinde ayrıca bütün araçların bagajlarına bakıyorlar. Kentin girişindeki levhanın fotoğrafını çekmek istediğimde “Polis kuşkulanır” denmesi üzerine fotoğrafı arabadan çekebildim. Karakolların önüne araçlarla yapılabilecek saldırıların önünü kesmek için beton bariyerler dizilmiş.  Yakın zamana kadar, yollarda PKK’lıların da denetim yaptığını anlattılar. Bir görgü tanığının anlattığına göre bu denetimi yapan ekiptekilerden biri kızmış. Yolcuya ne iş yaptığını sormuş. “Yayıncıyım” yanıtına karşılık neler yayınladığını da sormuş, sonra azarlayıcı bir tonla “Kadın hakları hakkında neden yayın yapmadın?” demiş.

 

PALAVRA MEYDANI

 

Belediye binasının önünde uzun olmayan bir kaldırım var. Buraya “Palavra Meydanı” deniyormuş. Çünkü eskiden burada devrimciler hem volta atarlar, hem de tartışırlarmış. Palavra Türkçede “herhangi bir konuda gerçeğe aykırı uydurma söz ve haber” anlamına geliyor. Fakat Zazacada daha değişik bir anlamı varmış: “Etkili ve keskin söz.” Şimdi, Tunceli’nin Palavra Meydanı boş. Bütün ülkede olduğu gibi keskin ve abartılı hayallere dayanan devrimcilik orada da dinmiş gibi.

 

PARTİYA SOSYALİST A KURDİSTAN

 

Merkezde kocaman kırmızı bir levha gördüm. Partiya Sosyalist A Kurdistan (PSK). Türkçesi ile Kürdistan Sosyalist Partisi. Tunceli ahvalini tam olarak yansıtabilmem için bu parti hakkında da bilgi edinmek amacıyla binanın merdivenlerini çıktım. Odanın açık duran kapısından içeride kalabalık bir grubun oturum düzeninde olduğu görülüyordu. Sekreterin yanına oturarak ilgili olduğu anlaşılan birinden bilgi aldım. 40 kişilik parti meclisinin toplantısı varmış. Resmî merkez Ankara, çalışmalarının fiili merkezi ise Diyarbakır’mış. Başkanlarının adı Mesut Tek, 17 ilde merkezleri varmış. Verdikleri tüzükte PSK’nın “özgürlükçü, yurtsever, demokratik ve sosyalist bir parti” “Kürdistan emekçilerinin, orta sınıfın, köylülerin, dar gelirlilerin, zayıf katmanların, aydınların, özgürlük ve eşitlikten yana bütün kesimlerin partisi” olduğu, Kürt halkının ulusal özgürlüğünü, kendi kaderini özgürce belirlemesinde gördüğü, şiddete karşı olduğu, şiddetsiz bir politik dili ve mücadeleyi savunduğu anlatılıyor. 43 maddelik tüzüğün diğer maddeleri parti organlarının işleyişi ile ilgili.  Bername (Program) ise hem Türkçe hem da Kürtçe basılmış.  Adındaki “Kürdistan” sözcüğü, eğer Meclis’e girebilirlerse epey sorun çıkaracağa benzer. Çünkü son yapılan iç tüzük değişikliği ile bu kavramı Meclis’te kullanmak yasak. 

 

(Allah’ın bildiğini kuldan ne saklayayım: Bu iki belgeyi yanımda bulundurmaktan ürkmedim değil. Herhangi bir aramada bunları görür de “Karakola kadar gideceğiz” derlerse, ben meramımı anlatıncaya kadar…)

 

SEYİT RIZA OLGUSU

 

Şehir merkezindeki bir meydanda Tunceli İsyanından sorumlu görülüp Elazığ’da asılan Seyit Rıza’nın bir heykeli var. Ziyaretçiler onunla fotoğraf çekiniyorlar. Akşamları gençler heykelin önünde müzik yapıyorlar. Meydan akşamları oldukça kalabalık oluyor. Çevrede el sanatları ve gözleme yapıp satan bir hayli tezgâh var. Seyit Rıza’yı nasıl değerlendirdiklerini sorduğum birkaç kişiden “Ne de olsa bizim toprakların adamı” veya “Onun isyan ettiği doğru değildir. O olay aşiretler arasındaki bir anlaşmazlıktan kaynaklanmıştır” gibi yanıtlar aldım. Tunceli’de herkesin ailesinin geçmişinde yaşanmış bir acı var.  (28 Temmuz 2017)

 

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
5 + 5 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.