Gölbaşı :
z     z
16 Şubat 2016, 14:20
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

Üçüncü Enternasyonal gibi davranmak...

Üçüncü Enternasyonal gibi davranmak...

 

ÜÇÜNCÜ ENTERNASYONAL GİBİ DAVRANMAK

 


Zeki Sarıhan

 


Ortadoğu Savaşı günden güne kızışıyor. Burada herkesin kendine göre bir hesabı var. Türkiye’yi yönetenler de bu yağmadan bir pay kapmak istiyor. Yaptıkları bütün hesaplar suya düşse bile dünyada eriyip yok olan prestijlerinden bir şeyleri kurtarma telaşı içindeler.

 


Onların yaptıkları neyse, şu “Bombaladık, giriyoruz, savaşıyoruz” diyenler yok mu?

Hükümetle Türkiye halkını özdeşleştirip bunu millî bir dava gibi sunmak istiyorlar.

 


Tam İkinci Enternasyonalcilerin tavrı.

 


Hatırlayalım: Birinci Dünya Savaşı öncesinde, emperyalist devletler, dünyayı yeniden paylaşmak için karşılıklı olarak silahlanır ve savaşa hazırlanırken çeşitli ülkelerin işçi sınıfı hareketleri toplanıp şu kararı almışlardı:

 


“Savaşı önlemeliyiz. Eğer hükümetlerimiz gene de savaşırsa her ülkenin işçi sınıfı silahlarını kendi hükümetine çevirsin. Savaşı devrimi dönüştürelim.”

 


1914’te savaş patladığında bu sözü verenlerin çoğu döneklik yaptılar.  Kendilerini ülkelerinin burjuvazisiyle özdeşleştirdiler ve savaş yanlısı olup çıktılar. Biri hariç: Lenin’in başında bulunduğu Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi. Lenin, Rusya’nın devrimci gücünü Çarlığa karşı yöneltti. Vatan ihaneti suçlamasına aldırmayarak Çarlığı alt etti. Savaşa devam etmek isteyen Rus burjuvazisinin temsilcisi Kerenski’yi de yıktı ve Rusya’yı savaştan çekti. İkinci enternasyonalin dönek partilerine karşı Üçüncü Enternasyonal’i kurdu.

 


1917 Devrimi dünya çapında ve insanlık tarihindeki muazzam etkilerinin yanında Türk Kurtuluş Savaşı’nın başlaması ve başarıya ulaşmasında da çok önemli etmenlerden biri oldu. Rus kuvvetleri, işgal ettikleri Doğu Anadolu’dan çekildikleri gibi, Lenin7in partisi ve Üçüncü Enternasyonal, Kurtuluş Savaşı boyunca Türkiye’ye para, savaş malzemesi ve diplomatik destek verdi.

 


Türkiye devletinin kuruluşunda Üçüncü Enternasyonal’in harcı vardır. Kuvayı Milliye ve onun başındaki Mustafa Kemal Paşa, İkinci Enternasyol’in değil, Üçüncü Enternasyonal’in yanındaydılar. Öyle ki 1920’de resmi olarak Türkiye Komünist Fırkası’nı kurup üçüncü Enternasyonal’e katılması için Moskova’ya gönderdiler. Onlar da Mütareke hükümetleri gibi kurtuluşu emperyalistlerden birine sığınmak yerine emperyalist savaşı Anadolu’da bir devrime dönüştürdüler.

 


Ortadoğu’da savaş kızışıyor. Şimdi artık Üçüncü Enternasyonal yok. Amerika’nın başını çektiği Koalisyon Güçleri gibi, Türk hükümetinin kurmaya çalıştığı Türkiye-Suudi Arabistan-Kuveyt’ten oluşan Sünni birliktelikler var. Fakat Üçüncü Enternasyonal ruhu ölmüş sayılmaz. O da yaşıyor. Şimdi onu iyi kavramak, güçlendirmek ve harekete geçirmek gerekiyor.

 


Türkiye halkının kanı Suriye çöllerinde heba edilemez. Türkiye bütçesi, bu savaş için harcanamaz. “Biz bombaladık, vurduk” gibi politikalara karşı Türkiye’nin bu savaştan derhal çekilmesini talep etmeliyiz.

Yüksek sesle talep etmeliyiz.

 


Yoksa savaş on yıllar boyunca onarılamayacak büyük yaralara neden olacak.

 


Üçüncü Enternasyonal ruhunu canlandıralım. (16 Şubat 2016)