Gölbaşı :
z     z
13 Ocak 2016, 18:53
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

Ne çektin Mogan bu siyasilerin elinden!

Ne çektin Mogan bu siyasilerin elinden!

 

Ah Mogan, Vah Mogan!
ne çektin sen bu siyasilerden…


        Son günlerde hayli umut verici açıklamalar yapılıyor Mogan Gölü’nün kirlilikten kurtarılması için, hatta ihalesi bile yapıldığı ve kısa süre sonra çalışmalara başlanacağı herkesin dilinde dolaşıyor…

 

       Hangi projenin Mogan Gölü’nü temizlemek için uygulanacağı tam olarak açıklanmadı,  son 25 yıldan beri Mogan Gölü için birçok siyasetçi, bürokrat konuştu…Sözler verildi, Bütçeler ayrıldı…Ancak bugüne kadar her konuşulan ve söz verilen çalışmalar sonuçsuz kaldı. Belediye Başkanı Fatih Duruay döneminde bu önemli sorun çözülürse Gölbaşı'nın her anlamda çehresi değişecektir...(Bu sorunun çözülmesinde kimlerin, nasıl katkı sağladığı da yazı dizimizin sonunda detaylı şekilde yazılacaktır.)

 

    Gölbaşı (Ekspres) Gazetesi ve   Özel Haber Gazetemizde   sık sık gündeme gelen Mogan Gölü’nün kirliliğinin temizlenme sürecini de birebir yaşamış durumdayım.

 

Ben bir gazeteciyim ( işim gücüm haber, yorum, inceleme, araştırma üzerine...halka sunarım)  Birde sosyal duruşum vardır. Mogan Gölü'nün bugünlere nasıl geldiğini de yakından izledim. Tabi, sadece izlemekle kalmadım, gazete  haberlerinin yanısıra birde çevre derneği kurarakta destekledik.   Bugüne kadar değişik iktidarlar, bürokratlar ve belediye başkanları tarafından verilen birçok sözlerin neler olduğunu, neler yapıldığını sizlere anlatmaya çalışacağım...

 

 Aslında bu araştırmamı bir kitap halinde sizlere ulaştırmayı düşünüyordum. Ancak, bilgileri güncellemek ve daha geniş görüşlere de yer vermek açısından  ilk önce yazı dizisi halinde www.golbasigazetesi.com     ve  www.golbasininsesi.com    haber sitelerinde sizlere sunuyorum. 

 

     Destekleyen bir kurum veya tüzel kimlik  bulduğumuz anda da daha genişletilmiş haliyle bir kitapçık halinde sizlere sunmayı hedefliyorum.

 

        Bu konu da  kendimi sorumlu hissediyorum.  Yeni nesile bu bilgileri aktararak, gelecek kuşaklara taşımanın vermiş olduğu vicdani rahatlığı da yaşıyorum…

     Okuyucularımızdan ricam, bu yazı dizisinde yanlış/yanlı bir durum yok ancak atlanılmış, eksik, gedik…misali bir durum olursa bizleri uyarması, yorumlarını yazarak katkı vermesini rica ederim.

 

Selam ve sevgilerimle
Bayram Türkmez
13.01.2016

 

Mogan Gölü’nü kurtarmak için neler yapıldığını, neler konuşulduğunu arşivimizden sizlere sunuyorum. Hikayenin daha iyi anlaşılması için İlçemizde bugüne kadar görev yapan Kaymakam ve Belediye Başkanlarını da tanımak gerekiyor…Onun için öncelikle  bu konulara da yer veriyorum…

 

Kuruluşundan bugüne kadar Gölbaşı’nda Belediye Başkanlığı yapanlar;

 

Bekir gönenç  1965-1968-1968 -1973,  İbrahim Sıtkı Göçmen 1973-1977,  Mümtaz Sarıtaş 1977-1980,  Cemal Sanga 1980-1984, mümtaz sarıtaş 1984-1989, Erdal eren 1989-1994, 1994-1999, Dr.Cevdet Kara 1999-2004,  Abdulnasır Haşlak 2004-2009, Yakup Odabaşı 2009-2014, Fatih Duruay  2014-

 

Kuruluşundan bugüne kadar  görev yapan Gölbaşı Kaymakamları : 

 

Cemal  ERTEM   1984-1987, Oğuz BERBEROĞLU    1987-1992, Abdullah DURUKAN     1992-1997, Gökhan SÖZER     1997-2001,  Musa KÜÇÜKKURT    2001-2003, Hakkı UZUN       2003-2008, Raşit ZENGİN    2008-2013, Şevket CİNBİR    2013-2014, Şahin Aslan 2014-

 

1934-1936 yılları arası Mogan Gölü kurur ve karşıdan karşıya at arabalarıyla ve yaya olarak geçilir…Bunu ilçenin kuruluşundaki  en yaşlılarından Adem Uysal anlatır. (Hulusi Gürpınar'ın yazdığı kitaptan)

 

 1955 yılında  Bayındırlık Bakanlığı yetkilileri Mogan Gölü  çevresindeki bataklıklar ve kamışlıkların sivrisinek üretmesiyle sıtma hastalığını yayacağı gerekçesiyle  kurutulmasını ister,  doldurma işi bir müteahhide bile ihale edilir. Ahmet Muhtar Ünveren isimli  İstanbul'dan göçmüş bir Gölbaşılı çıkar dönemin Bayındırlık Bakanı Muammer Çavuşoğlu'na bir mektup yazararak Gölün yaşatılmasını ister. Ünveren;   "Gölbaşı'ndaki Mugan Gölü'nün kurutulmayıp, ıslah edilmesi isteyip,  toprakla doldurulup, kurutulmasına karşı çıkar. Bu mektup yetkilileri etkiler ve kurutmaktan vazgeçilir. (Kaynak. Oğlu Metin Ünveren-Ocak 2009 Gölbaşı Gazetesi)

 

"1959 yılında Mogan Gölü’nde yüzülüyordu. " açıklamaları, hatta bazı fotoğrafları geziyor. Mogan Gölü'nün 1955 yılında Gölün bataklık haline gelmesi  ile "yüzülüyordu" açıklamaları arasında var olan 4 yıl yukarıdaki bilgilerle birlikte bir tarih karmaşası oluşturuyor.  Bu bilgilerin tarihsel doğruluğunu  teyit eden başka kaynaklara da ihtiyaç olduğu anlaşılıyor.


  Şu andaki vilayetevi sosyal tesislerinin yanında Osman Karakaş’ın gazinosu vardı. ( sonraki adı Ada Restoran oldu)  Ayrıca,  Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’nün Su Sporları Tesisleri vardı.  Buraların  önünde halka açık yüzülüyordu.


1968 yılında Vilayetevi Sosyal Tesisleri’nin İller Bankası tarafından  Gölbaşı Belediyesi adına temeli atıldı ve inşaatı bitirildi. 

 

Haymana Yolu tarafında Mogan Gölü kıyısında Amerikan askerlerinin sosyal tesis olarak kullandığı, daha sonra   Gazeteciler Cemiyeti  Sosyal Tesisleri olan şu anda özel işletmeyle  “Bizim Çatı “ restoran halini alan yerde yerli ve yabancılar Özellikle hafta sonu Göl kıyısına yüzmeye gelenlerle doluyordu.

 

1960-1966 yılları arasında 4. Cumhurbaşkanı olan Cemal Gürsel sık sık Gölbaşı Mogan Gölü’ne geliyordu. Dönemin Belediye Başkanı (ilk başkan) Bekir Gönenç’le de sık sık görüşürlerdi.  Başkan Gönenç  ve meclis üyeleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı’nın sık sık Gölbaşı Mogan Gölü’ne  gelmesinden ve Gölbaşı ile ilgili projeler sunmasından dolayı  Bahçelievler Mahallesi’ndeki  bir caddenin ismini “Cemal Gürsel Caddesi “ olarak verirler.

 

1960'lı  yıllarda Mogan Gölü’nde su taşar ve Bugün kü Karşıyaka ve Gazi Osman Paşa Mahallesinin orta kısımlarını su basar.  Su basmasıyla birlikte 60 ev hasar görür. Oturulamaz hale gelip, afet bölgesi ilan edilir  ve adı daha sonra Bataklık Mahallesi diye anılır.

 

1965 yılında ilk Belediye Başkanı olan Bekir Gönenç,  Afet evleri kurulmasını sağlar. Bugünkü Şafak Mahallesi’ne 60 tane afet evi yaptırılır ve mağdur ailelere taksitle teslim edilir.  Daha sonra Örencik’ten gelen Su Kesen deresi ıslah ettirilir. Mogan ve Eymir Gölü arasında su kanalı yapılarak, regülatör konulur. 

 

   Gölbaşı’nın ilk Belediye Başkanı Bekir Gönenç bu hizmetlerin Bakanlıklar aracılığı ile getirilmesini sağlarken kişisel ve kurumsal ne kadar çaba sarfettiğini de anlatır. (Kaynak: İlk Belediye Başkanı Bekir Gönenç’in hatıraları-Arşiv)

 

1965 yılında Gölbaşı’nın nüfusu 2600’dü.  Mogan Gölü etrafında içkili gazinolar çoğunlukta olup, daha sonra kendin pişir, kendin ye… gibi çay bahçeleri ve gazinolarda  artmıştır.

 

Mogan Gölü kıyısı boş arazilerin çokluğuyla birlikte, piknik yapmaya gelen aileler veya sevgilelere yapılan saldırılar,  kaçırmalar ve fidye istemelerle anıldığını belirten Gölbaşı Belediyesi kurucu Başkanı Bekir Gönenç anılarında şunları söylüyor.


“Gölbaşı’nın ismi hep menfi şekilde reklam yapılıyordu. Hele buna bir de göl kenarında piknik yapanların, yanındaki bayanların kaçırılmak istenmesi, sonra da para karşılığı yani bir nevi fidye alınarak bırakılması  Gölbaşı’nın ismini kötüye çıkarıyordu.  Ankaralı vatandaş arabası velev ki arabası bile olsa göl kenarına gelip piknik yapamıyordu. Ben Bucak Müdürü Şükrü Bey’e birkaç şikayet  geldiğinde de tesadüfen ordaydım.  … işte bu duruma birson vermek gerekti.Gölbaşı’nın istikbali de dışarıdan gelecek yerli ve yabancı turiste bağlı idi. “ diyerek bu sorunu da  çözmek için çok zor şartlarda toplu taşım ulaşımını sağladığını anlatır.

 

Yabancılar,  Ankara’daki elçiliklerde çalışanların yanı sıra,  Gölbaşı Gökçehöyük’te bulunan o dönem Amerikan Üssü olarak bilinen ve 1970 yılında terk edilerek Genelkurmay Başkanlığı’na devredilen “Bayrak Garnizonu” ndaki görevli asker ve sivil personelin uğrak yeriydi. Burada sosyal tesis kurmuşlardı. (Gazeteciler Cemiyeti yeri şu anda özel işletmede)

 

Mogan Gölü kıyısında yine bu yabancı sivil ve askeri personel için yapılan betonarme çay bahçesini  halkımız “Gavur Damı” olarak anıyordu.


 
 Mogan Gölü’nü korumak ve balıkçılığı geliştirmek amacıyla “Su Ürünleri  Kooperatifi “ kuruldu. Artvinli “Topal Sancak” lakaplı, babalarının yanısıra  “Tuncay, Yusuf Çelik, Muammer  Çelik Kardeşler” aile kooperatifi gibi işletiyorlardı.

 

1980 yılına gelindiğinde “Su ürünleri kooperatifi” halen varlığını sürdürüyor ancak “aile şirketi” gibi göl balıklarının korunmasının yanı sıra ticareti ile de ilgileniliyordu.  Bu sıralarda Mogan Gölü’nde “Kerevit” görülmeye başlandı.

 

Kerevit keşfedildikçe, çok değerli olduğu ve yurt dışına rahatlıkla ihraç edilmesiyle para kazanıldığını gören balıkçılar kendilerine yeni bir kooperatif daha  kurdular.  Mogan Gölü’nde sadece sepetle kerevit yakalamak için yaklaşık 20 kişi kurdukları Mogan Gölü Kooperatifi için birde göl kıyısına 100 m2 lik bir kooperatif evi yaptılar. 

 

O dönemler yine  1985 yıllarında Haymana Yolu tarafı Mogan Gölü kıyısına Orhan Evin inşaat firmasına ait mıcır ocağı kurduruldu. Bu mıcır ocağının kırılan taşlarından çıkan toz bulutları da hergün Mogan Gölü’nü üzerini kaplayarak,  suyun tabanına kadar iniyordu…

 

  Kerevit Yakalamak için kurulan kooperatif üyeleri yaklaşık 8 yıl  gece gündüz çalıştı. Gece boyunca göle attıkları sepetleri sabah saatlerinde kerevit dolu olarak çekiyor, bunları kasalara doldurduktan sonra hemen pazarlıyorlardı.  Çok büyük paralar kazanan kerevitçi üyelerin çoğu kazandıkları paraları gece alemlerinde yiyor, kimisi de yatırım yapıyordu… Yaklaşık 100 kg.lık yayın balıkları gölden çıkıyordu. Sazan, Turna gibi balıklar kerevetçilerin hiç ilgisini çekmiyordu.

 

1987 yılında Mogan  Gölü’nde kerevit tükendi.  Kooperatif üyeleri artık iş yapamıyor, kerevit çıkmıyordu.  Para kazanamayınca kooperatifi  terkettiler.  Yapılan kooperatif evini de Gölbaşı Belediyesi ileri ki bir zamanda yıktı.

 

 Ve Mogan Gölü için kurulan her iki kooperatifte zaman içinde kendini fesih etti .

 

                                                                                                                    1.bölüm

Devam edecek...

 

Açıklama : Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

bayram türkmez ~ 14 Ocak 2016, 11:48

Sayın Bekir Çay, tamamen kendi imkanlarıyla arşivimden yapmış olduğum bu yazı dizisine detaylar hakkında katkı vermek isterseniz golbasigazetesi@gmail.com adresine uzun uzun yazabilirsiniz. Siz çok iyi biliyorsunuzki gazetemiz objektif ve hiçbirşeyin üstünün örtülü kalmasını istemez.selamlar

bekir çay ~ 14 Ocak 2016, 01:34

bekir çay ~ 14 Ocak 2016, 01:32

moğan gölü siyasilerin kurbanı değil 1989 dan sonra iş başına gelen beceriksizlerin kurbanı \noldu kurbanda demiyelimle 20 sene boşa gitti emekler heba oldu pişmiş aşı sofraya getiremediler niye emanet ehline verilmedi benim ekibim olsun benim adamım olsun gerçek gölbaşılıları barıkıp sabah gelip akşak giden yabancılara sarıldılar tabii netice bu olur yazacak sayfalar zdolusu konular var ama burada yazılmıyor saygılarımla

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
1 + 4 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.