Gölbaşı :
z     z
10 Aralık 2015, 12:42
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

Suriye Gerçeği

Suriye Gerçeği

 

SURİYE GERÇEĞİ

 

Arap Baharı diye nitelenen sürecin kendiliğinden mi gerçekleştiği, yoksa BOP kapsamında 22 devletin sınırlarını şekillendirmeye yönelik girişilen bir harekât mı olduğu tartışmaları geride kaldı.

 

Orta Doğu’da gerçek bir halk isyanının meşaleleri tutuşmuş olsa da bölgenin kader yazıcıları gelişmeleri kendi arzuları doğrultusunda düzenleyerek senaryolarını güncelleştirdiler. 14 ülkede gerçekleşen büyük ve küçük çaptaki isyanlar kontrol edilip farklı bir biçimde yönlendirilse de Suriye ayağında gelişen olaylar öngörülemeyen boyutlara ulaştı.

 

ABD ve Batı, ülkemizi yönetenlerin “Orta Doğu’da bizden habersiz kuş uçmaz, yaprak kıpırdamaz,” dediği günlerde Suriye’yi Türkiye eliyle düzenleyecek, kontrol edilebilir Irak’la birlikte bölgeyi yeniden çıkarları doğrultusunda şekillendirecekti. ABD yetkililerine göre bu süreç 1 ila 3 yıl, Türkiye’yi yönetenler açısından da birkaç haftada tamamlanmış olacaktı…

 

Her şey tasarlandığı gibi olmadı. Türkiye yönetiminin Esat’ı ikna edememesi ve bölgeye ilişkin ajandası nedeniyle ABD ve Batı, Suriye konusunda geri adım attı. Türkiye, serüvenini Suudi Arabistan ve Katar’ın desteği ile sürdürmek durumunda kaldı. Rejimle çatışan etkili bir gurubun işgal ettiği topraklarda devlet ( Irak-Şam İslam Devleti) ilan etmesi nedeniyle ABD ve Batı’nın “Koalisyon gücü” adı altında havadan müdahalede etmesi etkili olmadı.  Rejim destekçisi Rusya ve İran bu durumu fırsata dönüştürerek yıllar içinde bölgeye hâkim oldu. Saydıkları birçok gerekçe ile Türkiye’yi yönetenlerle arasına mesafe koyan ABD ve Batı, göçmen krizi ve “NATO’nun projesi diye de nitelenen” TSK’nın Rus jetini düşürmesiyle yaşanan gerilimi değerlendirerek Türkiye yönetimi ile yeniden yakınlaştı. Rusların, söz konusu krizi gerekçe göstererek bölgede gerçekleştirdiği gibi, onlar da İncirlik başta olmak üzere Türkiye’ye ve Akdeniz’e uçak ve savaş gemisi yığınağı yaptı…

 

İnsanlığın büyük bir bölümü, çevre ülkeleri ve dünya devlerinin Suriye ve Irak’ta teröristlerle savaştığını düşünse de gerçek olan şey, uydularıyla birlikte büyük devletlerin çıkar çatışmasıdır. Yüz binlerce insanın yaşamını yitirdiği, milyonlarca insanın yurtsuz kaldığı “acılı” bölgenin geleceğine dair birçok senaryo dillendiriliyor olsa da kesin sonuç açık ve tektir. Savaşın adı konularak şiddet olabildiğince artmış olsa bile, ( Dünyayı büsbütün yaşanmaz kılacak olan bir çatışmada taraflardan birinin tükenmesi dışında) bir şekilde masaya oturulacak ve paylaşım gerçekleştirilecektir.

 

Bilgi Çağı’nda insanlık dünyanın aydınlatılmasını umuyor muydu, bilinmez. Ama  “Demokratikleştirme” adı altında Orta Doğu ve Afrika coğrafyasının Orta Çağ karanlığına gömülüşünü izliyor şimdilerde. Utanç tablosunun mimarları Birinci Dünya Savaşı’nın izlerini sürdürüyorken, gerçekleşen trajediyi ve olası büyük yıkımları umursamıyor. Ve de 7 milyar insan, yaşanan rezillikleri mezar sessizliğinde, öylesine izlemekten rahatsız değil. Savaşlara, ölümlere, açlıklara ve felaketlere karşı hiçbir hareketlilik yok.  Dünyanın % 95’ine hükmeden G 20 liderlerinin seçicileri yaşadığımız kürenin tüm cadde ve sokaklarında yalnızca tüketici olarak dolaşıyor…

 

Ferruh SİDAR

10.12.2015

 

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
5 + 4 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.