Gölbaşı :
z     z
12 Ekim 2015, 13:20
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

10 Ekim katliamını kim, niçin yaptı?

10 Ekim katliamını kim, niçin yaptı?

 

10 EKİM KATLİAMINI KİM NİÇİN YAPTI?

 

Zeki Sarıhan

 

Ankara Garı’nın önünde 10 Ekim günü işlenen toplu cinayeti kimler, niçin işlemiş olabilir? Protestoların hükümete yönelmesi normaldir. Çünkü hükümet (özellikle Saray), savaş politikalarından vazgeçmemektedir ve barışçı bir mitingde göstericileri koruma önlemleri almakla yükümlüydü.

 

Bu katliam için herkes kendi dünya görüşüne göre bir şablon uyduruyor ve gerçekleri ona uydurmaya çalışıyor. Komplo teorileri kurmak Türkiye’de hâlâ en geçerli yöntemdir. Bunlardan biri, 10 Ekim katliamını ABD’nin yaptırdığıdır. Nasıl olsa durumun hiç de öyle olmadığını savunmak emperyalist ABD’yi savunmak anlamına gelecektir ve buna cesaret etmek zordur!

 

Kafasındaki şablonlarla yaşayan ve en geri ideolojilere sahip bazı çevreler, dünyadaki bütün kötülüklerin sebebini Yahudilere yıkıyorlardı. Bazılarına göre Komünistler de içki gibi “bütün kötülüklerin anası”ydı. Türkiye’de hangi taşı kaldırsanız altından Sebatayistler, Masonlar çıkıyordu! Bu ezbercilik ve fanatizm, sahiplerini gülünç duruma düşürmekten başka bir işe yaramadı.

 

Gardaki katliamı, İŞID’ın yaptığı kesin gibidir. Hiçbir kanıt bulunamamış bile olsa, olayın gerçekleşme biçimi ve hedefleri buna işaret ediyor.

 

Bakın hangi nedenlerle:

 

Birincisi: İŞID, bu katliamla Türkiye devletine ve hükümetine bir ihtarda bulunuyor. Çünkü Türkiye hükümeti, ABD’ye İŞID mevzilerini vurması için İncirlik’i kullanma izni vermiştir ve ABD uçakları Ortadoğu’da kendi çıkarlarına zarar vereceğini düşündüğü İŞID mevzilerini bombalamaktadır. Dolayısıyla Gar’da patlatılan bombalar, Amerikan bombaları değil, aksine ABD’ye ve onun Müttefiki Türk hükümetine verilen bir cevaptır.

 

İkincisi: İŞID, Suriye’de Esat rejimiyle olduğu kadar Kürtlerle de savaş halindedir. Geçtiğimiz yıl Kobani’de şiddetli bir PYD-İŞID savaşı yaşanmış ve PYD Kürtleri zafer kazanmışlar, kendi yurtlarından İŞID’cileri kovmuşlardır. Halen de Kürt silahlı güçleri İŞID’la savaşa devam ediyorlar. Hatta bu konuda ABD ile taktik bir ittifaka yöneliyorlar. O kadar ki İŞID mevzilerini bombalamaya başlayan Rusya ile ABD bu konuda zımnî bir anlaşmaya gidiyorlar ve birbirlerinin elini tutmamaya özen gösteriyorlar. İkinci Dünya Savaşı’nda emperyalist Batı ile Sovyetler Birliği’nin güçlerini Alman faşizmine karşı birleştirmeleri gibi. Yani herkesin bir hesabı var.

 

Bu nedenle İŞID Irak ve Suriye rejimine, ABD ve Rusya’ya olduğu kadar Kürtlere şiddetle düşmandır. Uğradığı yenilginin acısını Suruç katliamında almaya çalıştı ve sembolik olarak Kobani’yi imar etmeye giden 33 sosyalist genci katletti. Ankara’daki bombalı katliam bunun devamıdır. Mitingin katılımcıları arasında en büyük grubun HDP’liler olduğu anlaşılıyor. En fazla ölüm de onlar arasında olmuştur. PKK, PYD, HDP, hatta bütün barış siyasetini savunanlar ABD yanlısı olarak suçlanmaktadır. Bombalamayı yapanlar da bunların canına kast ediyor. Peki, nasıl oluyor da bu hareket ABD’ye mal ediliyor? İŞID, ABD’nin taşeron örgütü olarak niteleniyor? Demek ki ABD, kendi müttefiklerini durmadan bombalıyor!

 

Bu mantıkla, ne doğru bir istihbarat, ne doğru bir siyasi analiz yapılabilir. Hangi kuvvetle nasıl mücadele edebileceğimize de doğru karar verilemez. ABD’nin suçu, Irak ve Suriye’de yandaş hükümetler kurmak için burada bir bataklığa sebep olması, Türkiye hükümetinin suçu ise bu politikanın bir aleti haline gelerek ABD’nin gölgesi altında Osmanlı hayalleri kurmuş olmasıdır. Her iki politika da çıkmaza girdi, Rusya inisiyatif aldı ancak yaratılan kaos Türkiye’yi de içine aldı.

 

Bu bataklığın içine daha fazla çekilmemek ve battığımız yerden de çıkabilmek için bundan önceki “Ankara’daki Katliam Son Uyarıdır” yazımda belirttiğim gibi, dünyada barış politikasına dönerek Ortadoğu’daki olaylara müdahil olmaktan vazgeçmek ve içeride barış ve birlik politikasını güçlendirmekten başka çare yoktur. Türk silahlı kuvvetlerini Suriye ve Irak’a müdahale ettirerek buralarda macera arayanlar ve içeride savaş politikasını kışkırtanlar, hükümetle birlikte bunun sorumluluğunu taşıyacaklardır.

 

Yanlış yolda olan keşke yalnız hükümet olsa! Bu badireden daha kolay sıyrılırdık… (12 Ekim 2015)

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
5 + 5 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.