Gölbaşı :
z     z
16 Temmuz 2012, 14:22
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Sami ÜMÜT

Gölbaşı'nın Tarihi Gün Yüzüne Çıkıyor...(4)BEZİRHANE

Gölbaşı'nın Tarihi Gün Yüzüne Çıkıyor...(4)BEZİRHANE

Hazırlayan

SAMİ ÜMÜT

Haymana Kaymakamlığı Emekli Yazı İşleri Müdürü

  GÖLBAŞI BEZİRHANE  KÖYÜ   Gölbaşı ve çevresinin sırasıyla M.Ö. 3., 2. ve 1. bin Erken Bronz, Hitit, Frig, Tunç Çağı, Roma ve Bizans Dönemlerinde iskan alanı olduğu, Kültür Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce Bezirhane Kültepe Mevkii, Bezirhane-Kepenekçi Mevkiinde yapılan inceleme ve araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. ilk Tunç çağına ait höyükler ve kalıntılar bulunmuştur. Eski yerleşmelerden olan beldede, "Kepenekçi Höyük"te Frig ve Roma, "Kültepe Höyük" ve "Gence Höyük"te, Milat öncesi ve Roma dönemlerine ait malzemeler bulunmuştur. Roma dönemine ait "Kaletepe Tümülüsü" ve yerleşmesi vardır. Ankara-Konya karayolu üzerinde bulunan belde, ilk iskan yerlerindendir.   Gence Höyük

 

Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, Bezirhane köyü sınırları içindedir. Gölbaşıının yaklaşık 36 km güneyinde, Bezirhane köyünün 1,5 km kuzeydoğusunda,Ankara-Adana karayolunun 500 m doğusunda, az eğimli bir yamaç üzerinde, tarım alanlarının ortasında yer almaktadır. Hafifçe yayvandır. Tepeye yakın kısımlarında kaçak kazı izleri görülmektedir.Kuzey-güney istikametinde 117 m doğu-batı istikametinde 107 m, yüksekliği yaklaşık 10 m dir. Derlenen çanak çömlek parçaları Eski Tunç,Orta Tunç, Geç Tunç ve Demir Devri'ne aittir Çok sayıda,Orta Tunç Çağı'na ait ince hamurlu, çok iyi pişirilmiş, kırmızı astarlı, çok iyi perdahlı seramik parçaları toplanmıştır.

 

Kaletepe Tümülüsü

 

     Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, Bezirhane köyü sınırları içinde, Gölbaşıının 27 km güneyinde, Bezirhane köyünün2.5 km güneybatısında bir tümülüs ve eteğindeki yerleşim yeridir. Tümülüs, 22 m yüksekliğinde olup, doğal bir tepenin üzeline kurulmuştur. Kaçak kazılar büyük tahribata neden olmuştur. Tüınülüsün az eğimli eteğindeki düz yerleşim yerinde bol miktarda Roma Dönemi'ne ait seramik parçalan bulundu.

 

Köyde,belgelerde ismi geçen ancak günümüzde bulunmayan Bezir Hanı (Bezirhane) bulunmaktadır.

 

Osmanlı Arşivi:Ankara sancağında Haymanateyn kazası eskidenberi göcebe şurutu ile mukayyet ve yüz elli adet karyeli bir kaza iken; kapısız levendan eşkıyasının tasallutu ile ahalisi perişan olmuş ve şimdi ise beşer onar evli on dokuz köyden ibaret kaldığından Kütahya'dan mübayaası ferman buyurulan zahireden oraya isabet eden mikdarın afvı.Tarih: 17/M /1195 (Hicrî) Dosya No:538 Gömlek No:22109 Fon Kodu: C..ML..

Osmanlı’da lambaların yakıtı için vilayetlerde beziryağı üretilen Bezirhaneler kurulduğu araştırmalardan belli olmaktadır.Burada bezirhane veya bezirhaneler bulunduğu için Köyün ismi oradan gelmektedir.Haymanateyn kazasına bağlı Bezirhane Osmanlı Arşivinde bahsedilen nedenlerle boşaltılmış olabilir.Zaten geniş bir bölgeyi kapsayan Haymanateyn kazasında dokuz küçük köy kalmıştır. Haymanateyn Mukataası reayaları  İran seferleri nedeniyle korumasız kalmışlar,levend eşkiyaları ile kabile ve aşiretlerin hücumlarından dolayı diğer yerlere yerleşmişlerdir.23 Eylül 1743 de İran’a açılan savaş 1746 da sonuçlanmış ,ama bu tarihler arasında Anadolu’da karşılarına çıkacak kuvvet göremeyen levend eşkiyaları halkı canından bezdirmişlerdi.Aynı zamanda Valiler bunlara kayıtsız kalıyor onlar da halka zulmediyorlardı.1746 tarihinden sonra Haymanateyn halkı geri dönmek için ikna edilmeye çalışılmış,Bunun için Ferman dahi çıkarılmış ise de bu bölgeden göç edenlerin pek çoğu geri dönmemiş.1746 Yılından sonra Bezirhane köyününe Mahmatlı köyünden gelenler köyü tekrar kurmuşlar.Daha sonra Erzurum Horasan’dan Yine Mahmatlı’dan,Zirve(Bağiçi) köyünden gelip yerleşmişler.Çeşitli yıllarda Girit,Dikmen,Kızılcahamam,Kaman,Urfa,Artvin,Kırıkkale,Oğulbey ve Güzelcekale’den gelenler köy halkını oluşturmuşlardır.

Bezirhane Camii:

 

       Bezirhane Beldesi‘nde bulunan caminin ilk olarak kimin tarafından yapıldığını bilinmiyor. Kuzey cephede, giriş kapısının sağında, duvara yerleştirilen Osmanlıca kitabeden, 1901 yılında Ahmedoğlu Hasan tarafından caminin onarımının yapıldığıyazmaktadır.

Dikdörtgen planlı, alçı mihraplı, ahşap tavanlı, minareli, kargir ve çatılı bir yapıdır. Alçı mihrap üzerinde bulunan Kelime-i Tevhid kufi yazı ile yazılmıştır. Ahşap minber ise özgündür. Tavan kare çıtalı olup, merkezinde altıgen kalem işi süsleme bulunan altıgen bir rozet vardır. Bu rozetteki süslemeler oldukça güzel ve Ankara merkez camilerinde bulunan süslemelerle benzerlik gösterir. Mahfel kısmı ahşap olup, giriş kapısı basık kemerlidir. Son cemaat yeri sonradan ilave edilmiştir. Tuğladan yapılan minare tek Şerefelidir. Avlu kapısında antik mermer parçalar bulunmaktadır.

  

                      Bezirhane Beldesi Camii ve tavan süslemeleri.

Bezirhane Köyü Camii Vakfı. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf Kayıtlar Arşivi‘nde kayıtlıdır.

Bezirhane Köyü Yörükan(Balâ) Kazasına bağlı iken Haymanateyn kazasına bağlanır.Dâhiliye Vekâleti (İçişleri Bakanlığı)‘nın 1928 yılında yayınladığı Son Teşkilatı Mülkiyede Köylerimizin Adları  isimli neşriyatında Yeniden Haymana kazası Yabanhamamı nahiyesine bağlanır.Daha Sonra Tekrar Bala Kazası Karaali nahiyesine bağlanır.

 

8.3.1961 Tarihli Resmi Gazete:

1 — Ankara Vilâyeti Balâ Kazasının Karaali Nahiyesine bağlı

Bezirhane Köyü, aynı Vilâyetin Çankaya Kazasının Gölbaşı Nahiyesine

bağlanmıştır.

2 — B u k a r a r ı n icrasına İçişleri Bakanı memurdur.

8/3/1961

 

D E V L E T BAŞKANI V E BAŞBAKAN     İçişleri Bakanı

 

Org.

C E M A L GÜRSEL                                   N. ZEYTİNOĞLU

 

 

 

Tarih: 8/3/1961           Sayı: 185         Dosya: Fon Kodu: 30..11.1.0 Yer No: 284.4..12.

Ankara'nın Bezirhane köyünün, Çankaya ilçesine bağlanması.

 

8.3.1961 tarihinde Çankaya ilçesi Gölbaşı nahiyesine bağlanır.Gölbaşı nahiyesi 29.11.1983 gün ve 2963 sayılı Kanunla ilçe merkezi olmuştur. Bezirhane köyü de Bu ilçeye bağlanmıştır.

 

BEZİRHANE YÖRESİNDE ESKİ ŞİVE

 

Un çorbasına herle, Yemeğe pişinti,

Yeleğe hırka, Sünnet babalığa kirve,

Bez'ine sal, denürdü Bezirhanede

Yıkık duvara gedik, bulgura hedik,

Tuluma tuluk, it yavrusuna enik,

At yavrusuna tay, oğlak ise teke,

Sıpaya kürük, derlerdi bizde.

Entariye fistan, çileye kelep,

Çamaşıra esvap, eşeğe merkep

Koyunlara davar, çapraza verep

Çiçekliğe seki denirdi.

Dere göle bent, yüke şelek,

Salatalık hıyar, ham kavun kelek,

Başlığa papak, kötü kadere felek,

Havuca pürçekli denirdi bizde.

Kayısıya erik, fırınlanmışsa islim,

Çekirdeğe çeğerdek, kurusuna kabık,

Dut şerbetine şıra, kurusuna kuru dut,

Şıra kurusuna pestil, derlerdi

Hindiye culuk, tavuk yatağı folluk,

Yer ateşine tandır, ekmek yastığı rapat,

Direğe merkep, divana da sedir,

Hatır sorarken, halın nasıl derlerdi bizde.

Anneye aba, babaya ağa,

Abiye guçça, neneye ebe,

Halaya bibi, teyzeye teze,

Yediği ise sabah akşam bulgur.

Saçta pişen ekmeğe ise bazlama,

Puaçaya'ya kete, derlerdi bizde.

Kovaya külek, ekşiye sumak,

Dilsize lal, banyoya suluk,

Dona tuman, nefese soluk,

Zalime zalım, denirdi.

Yunmak çimmek, çukura hendek,

At arkasına terk, kabıza berk,

Geçen yıla bıldır, bacağa baldır,

Makarnaya erişte, derlerdi bizde.

Mandaya camız, kediye pisik,

Yavruya encik, civcive cücük,

Dindara sünnü, kötüye dürzü,

Kulaksıza gülük, denirdi

Silindir taşa loğ, miskete mil,

Yassı taşa sal, toprağa kil,

Peynire pendir, bezelyeye culbat,

Kavruk buğdaya kavurga denirdi bizde.

Kısa boyluya güdük, korkağa hödük,

Mezara mezer, tabuta da salaca,

Kavağa dikme, derlerdi.

İnce deriden çarık, pabuca kanevre,

Bahçeye bahça, ekili yere bostan,

Dayağa kötek, şamara sille,

Cakaya çalım, mindere şilte,

Şaşırınca babayın anayın derlerdi bizde.

Sevdiğine gadan alam, gurban olam,

Beddua'ya gada kurşunlarına gidesi,

Boyun devrile sürüm sürüm sürüne,

Gidensinde dönmeyesin bir daha

 

BEZİRHANELİ SUAT

 

(Kaynak:T.C.KÜLTÜRBAKANLIĞI ANITLAR VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜGÜ Yayın No: 1735 XII.ARAŞTIRMA SONUÇLARI TOPLANTISI  30 MAYIS - 3 HAZİRAN 1994 ANKARA, Tarih İçinde Gölbaşı, Abdülkerim Erdoğan, T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı 8.3.1961 Tarihli Resmi Gazete, Osmanlı İmparatorluğunda XVIII.Yüzyılda göç sorunu Doc.Dr.Yücel Özkaya,Ankara 1 ve 2 nolu Şeriye sicilleri,Osmanlı Arşivleri)

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
1 + 1 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.