Gölbaşı :
z     z
29 Mart 2012, 21:19
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Ferruh SİDAR

Kemalizm ve Batılılaşma Felsefesi...

Kemalizm ve Batılılaşma Felsefesi...

Ferruh SİDAR                                                 21.03.2012

 

KEMALİZM VE BATILILAŞMA FELSEFESİ

 

Giriş:

 

   Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara’da bulunan tek İngiliz gazeteci Grace Ellison Atatürk’le yaptığı söyleşide, ulu önderin “devrim”i siyasal ideolojilerle dondurmanın olanaksız olacağı yönündeki görüşlerini aktarırken, “Kemalist” sözcüğünün ulu önder tarafından:  “Bu kelime hareketin ruhunu anlatmıyor. Ben ölsem de, canlı da kalsam hareket devam edecektir,” diye vurgulandığına dikkat çekiyor. Ş.Süreyya Aydemir, Tek Adam kitabında “Atatürk bir doktrin adamı mıydı?” diye attığı bir ara başlıkta: “Hayır, o bir doktrin adamı değildi. Çünkü Atatürk sistemleştirilmiş, tartışılsa bile fikir ve hareket prensipleri belli, sınırlı bir fikir sistemine kendini bağlamadı. Zaten fikri hazırlığı ve nazari biçimlenmesi de buna göre değildi,” diyerek bir değerlendirmede bulunuyor. Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun C.Halk Partisini kastederek; “- Paşam, bu partinin doktrini yok,” deyişine, Atatürk’ün “- Elbette yok çocuğum, eğer doktrine gidersek hareketi dondururuz,” deyişini de, görüşlerini desteklemek açısından aktarıyor. Ahmet Taner Kışlalı ise, Kemalizm’i akla ve insancıl değerlere dayalı, çağdaş bir toplum özlemine yanıt veren, geri kalmışlıktan kurtulma istencini yansıtan bir ideoloji olarak tanımlamaktadır.

 

Atatürk’ün geliştirdiği dinamik yapı değerlendirilirken temel ilkelerin savaş alanlarının yanında kongre ve meclislerde geliştirildiği unutulmamalıdır. Bu yapının ideoloji olarak nitelenmesi devrim sürecinin dingin hale geldiği süreçtedir. Başka bir deyişle, CHP programına 1931 Kurultayında giren “Altı Ok İlkesi”yle birlikte “Kemalist,” 50’li yıllardan sonra da “Kemalizm” kavram olarak dillendirilmeye başlanmıştır.

 

Atatürk’ün çağdaşlaşma tasarımını farklı kavramlarla dillendiren pek çok yerli ve yabancı düşünür vardır. Kim, hangi vurguyla ulu önderi tanımlarsa tanımlasın, kurumlarının yanında, gelişme ve çağdaşlaşmaya ilişkin görüşleri benimsenmişse eğer sorun yoktur. O’nun dinamik ilkelerinin anlaşılmasıdır esas olan.

 

Kavramları kendi kalıpları içinde değerlendirmek, kendileriyle veya birbiriyle çarpıştırmak istenmeyen bir ayrışmayı besleyebilir. Ki böyle bir gelişme de gözlenmektedir ne yazık ki. Kemalizm’in “tutucu,” Atatürkçülüğün “yenilikçi” bir bakış açısı taşıdığına ilişkin tartışmalar özel bir amaç taşımıyorsa eğer, gerçekten akıl tutulmasının bir yansımasıdır. Bu tutum, her iki koşulda da Atatürk karşıtlarını sevindirip-umutlandırmaktan öte hiçbir anlam taşımaz. .

 

Devrimler halkların liderlerine güvenerek gerçekleştirdiği bir eylemdir. Fransız Devriminin, Bolşevik ve diğer sosyalist devrimlerin kanlı serüveniyle Türk Devriminin demokratik ufku ve insan değerinden başlayan aydınlık yolu karşılaştırıldığında Atatürk’ün bakış açısına biraz daha yaklaşmış oluruz. O, devrime karşı dövüşecek olanlara fırsat vermeyen bilgeliği ile ulusunun kanını esirgemiştir. Bu konuda, “ İnsanları mutlu edeceğim diye onları, birbirinin boğazına saldırtmak, insanlık dışı ve son derece üzüntü verici bir yöntemdir. İnsanları mutlu edecek tek amaç, onları birbirine yaklaştırarak, birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi gereksinimlerini gidermeye yarayan davranış ve güçtür. Dünya barışı için de, insanlığın gerçek mutluluğu, ancak bu yüksek ülkü yolcularının çoğalmasına ve başarılı olmasına bağlıdır,” diyordu.

      Devamı var..                                           1.Bölüm

m.zafer gultekin ~ 30 Mart 2012, 16:11

hocam kaleminize saglik ,devamini sabirsizlikla bekliyoruz. Ataturk u anlamaya calismak ve yeni nesile aktarmak ozgur bir sekilde Turkiye Cumhuriyetinde yasayabilen her turk vatandasinin mustafa kemal Ataturke ve cumhuriyetin gelecegine vefa borcudur.

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
4 + 2 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.