Gölbaşı :
z     z
22 Eylül 2010, 06:59
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

Tantan'ın İfşası - Selahattin Önkibar

Sebahattin Önkibar

  YENİÇAĞ - 21 Eylül 2010      PKK’nın  artık fiilen İmralı’dan yönetildiği kanıtlanmıştır. Ateşkesin ilanı gibi son ateşkes kararının uzatılması da  Öcalan’ın emriyle olmuştur.

Şekilde görüldüğü gibi  AKP iktidarı  bölücübaşının hücresinden örgütünü yönetmesine izin veriyor!

      Bu arada Öcalan’ın Hakkaride’ki  malum mayın tuzağına ilişkin beyanı da korkunç bir hakikatı açığa çıkarmıştır.

Ne diyor Öcalan?

Hakkari’de görüşmeler bombalanmıştır!

Evet bizzat Öcalan yapılan gizli görüşmeleri ifşa ediyor!

Bunun anlamı AKP ile PKK arasında müzakere sürecinin yürütüldüğüdür!

Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek’le Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in  ancak Hakkari’deki bombalamayla tesadüf eseri ortaya çıkan  PKK pardon BDP’lilerle var olan randevuları da bu gizli ilişkinin en son kanıtıdır.

AKP referandumda olumsuz etkilenmemek için gizlediği görüşme maratonunu bizatihi Öcalan’a inisiyatif vererek sürdürüyor.

Son tablo ile ilgili olarak güvenlik uzmanı olan İçişleri Eski Bakanı Sadettin Tantan  dün bana konu ile alakalı olarak  şu  önemli değerlendirmeyi yaptı:

 

1) AKP, PKK ile kan davalı olursa iktidarda kalamayacağını biliyor zira PKK’nın ardındaki güç  küresel emperyal güçtür, dolayısı ile AKP bugüne kadar PKK ile hiç ama hiç kan davalı olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır.

2) PKK  sorunu bu ülkede dayatılarak yaratılan yapay bir sorundur ve onunla taviz vererek değil, mücadele ederek başa çıkabilirsiniz! Verilecek her taviz  yeni tavizlere davetiye çıkarır  ve bu yolun sonu da Bağımsız Kürdistandır.

3) AKP 8 yıllık iktidarında  2002 sürecinde sinen ve yılgınlığa düşen PKK’ya psikolojik ortam hazırladı yani moral kazanmasına zemin yarattı.

4) Gelinen nokta, artık açık ve net olarak ortada olduğu  gibi İmralı ile pazarlık sürecidir  ve maalesef Türkiye bir süredir gizlice bunu yapıyor.

5) AKP, bunu  açıktan yani mertçe yapmıyor ve  devletin en temel bürokrasinini kullanarak yapıyor. Amacı  referandum  sürecinde yaptıkları gibi  sıkıştıklarında halka dönüp, biz yapmadık devlet yaptı demek yani riyakarlıktır.

6) Oysa  hükümetler  devletlerin direksiyonu  yani en  temel fonksiyonlarıdır. Dolayısı  ile kaza olursa bunun sorumlusu da elbette direksiyonu elinde tutanlar yani iktidarda olanlardır. İşte AKP o sorumlulukdan sıyrılmak için burada da takıyye yapıyor!

7) AKP epey bir zamandır çeşitli kanallar ile Öcalan’la müzakere halindedir ve  göreceksiniz bu müzakerelerin öyle ya da böyle bir şekilde fiilî yansımaları olacaktır.

8) PKK bugün sadece uluslar arası arenada tescil  görmüş bir örgüt değildir, aynı zamanda 25-30 milyar doları kontrol eden bir ekonomik potansiyele ulaşmıştır.

9) Hal bu iken AKP bu noktada hiçbir girişimde bulunmamış ve PKK’nın üstüne gitmemiştir.

 

 

Sadettin Tantan’ın özet olarak sunduğumuz bu bakış ya da görüşlerini iz’an sahibi kim abartılı bulabilir!

Yahu  çocukları bile okula göndermemekten söz edebilen şu BDP’li güruha Başbakan ve Cumhurbaşkanının bir söz etmemesi manidar değil midir?

Başbakan, onlara cevap vereceğine hükümetinin  sözcüsü ile Adalet bakanını  gizlice BDP’lilerle  bir araya getiriyor!

Referandumda evet diyen sözde milliyetçi kardeşlere bu tabloyu armağan ediyorum!

 

İKİ OLAY, İKİ TAVIR

Başbakan’a Ayhan Aydan sorusu

 

Siyaset hayatının 40., iktidarının da 8.yılında  birden vahiy gelmişcesine Adnan Menderes’i keşfeden ve Anıt Mezarına koşan  Başbakan Erdoğan’a  bir sorum var: Sahi Tayyip bey Ayhan Aydan hanımı bilmiyor mu? O kim mi dediniz?.. Adnan Menderes’in  Yassıada Mahkemelerine bile konu olan evlilik dışı ilişki kurduğu hanımefendi... Hadise açık ve  net, yıllar süren bu yasak ilişki olayında iki taraf da evliydi!..

Şimdi  soralım, Deniz Baykal’a malum kasetten ötürü  aşağılayıcı imalarla bulunan yani “Biz Meclis’te çalışırken başkaları meğer başka yerlerde imiş!” diyebilen Erdoğan’ın yasak ilişikisini  yukarıda özet  olarak sunduğumuz Adnan Menderes’i sahiplenmesi sahi ne anlama geliyor? Sayın Başbakan biraz insaf, biraz tutarlılık lütfen!

 

ALTERNATİF HAZIR

Prof. Haberal olmazsa Çiller

 

 

Demokrat Parti’de kazan kaynıyor... Prof. Haberal’ı cezaevinden tahliye edilmese dahi Genel Başkan seçeceğiz diyen  DP’li yönetici Orhan Keçeli’ye  parti örgütünden destek yağıyor. Orhan Keçeli dün telefonda bana çok sayıda il başkanının bu teklifi heyecanla karşıladığını ve adaylığına peşinen  imza atacağını söyledi.. Kuşkusuz bu olayın Mehmet Haberal boyutu da var ki Hoca’nın buna ne diyeceği hala belli değil... Önümüzdeki günlerde bunun netleşeceği kaydediliyor.. Peki Prof. Habeal istemezse mi?Yaptığım görüşmelerden aldığım izlenime göre bu durumda Tansu Çiler ismi ağır kazanacak! Tansu Hanım eşinin ticari işleri olumsuzluğuna rağmen hala hem DP  tabanında hem de halkta var olan bir isim. Özellikle PKK ile yaptığı destansı mücadeleyi unutmayanlar var! Çiller muhalifliği ile ünlü bir isim bile dün bana “Barajı aşmak için mecburen onu başa geçireceğiz” demesi bana çok ilginç geldi!

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
4 + 1 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.