Gölbaşı :
z     z
15 Eylül 2010, 00:24
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

Çelik İradelere İhtiyaç Var - Mustafa Yazı

    12 Eylül 1980  darbesinin millet üzerindeki etkilerinin faturası acı bir şekilde olmuştur. Bu acıları çeken büyüklerimiz, gençlerimiz 12 Eylül 1980 darbesiyle yüzleşmek için referanduma karşı çıkmaya, sadece iktidar partisinin veya başbakanın referandumu olduğunu savunuyorlar.

   

    Halbuki karşı çıkanlar; bir zamanlar sağcı ve solcu olarak birbirlerine karşı savaş açmış, ülkeyi kaosa götürmüşler, fidan gibi gençlerimizin beyinlerini yıkayarak onları kendi çıkarları doğrultusunda bir maşa olarak kullanmışlar ve halende kullanıyorlar.

 

    Bugün bazı kesimler insanımız aynı duygu, aynı düşünceyi taşıdığı, aynı havayı soluduğu, müştereke rağmen beklendiği ölçüde nüsbet davranamıyor. Bu itibaraldır ki geleceğin Türkiyesi’ni kurmayı planlayanlar nasıl bir Türkiye yaratmak istiyorlarsa planlarını açıkça ortaya koymalıdırlar. İnsanları ikilem yaratarak birbirlerine düşürmemelidirler. Önümüzdeki yıllarda okumuş, okumamış, sokaklarda avara dolaşan çocuklarımızı, yarının fikir, hüner, marifet ve sanat sahibi halline getirmek olmalıdır.  Bizim kendi tarihi değerlerimizden, kendi medeniyet, kendi kültürümüzden ve kendi romantizimiz doğmalıdır.

 

   Batıda gerçekleştirilen sanayi devrimi, teknolojik gelişmeler, hemen her şey üzerimide felç edici tesirleri olduğu gibi ilimciliğin yanlış anlaşılması kendimizi batıya döndürmemiz, örf ve adetlerimize yüz çevirmemiz, bakışlarımızı bulandırdı, başımızı döndürdü. Kendimizi havalarda hissettik. Kimbilir bu sisli, dumanlı dünya da ne büyük fikirler, hep havada kaldı, hayata geçirilemedi. Ne de ciddi projeler bu bulanık bakışların, dar görüşlerin içerisinde eriyip kalmıştır.

      İnsanların pek çoğu değişik maksat ve gayeler arkasında koşar dururlar ama, bu koşup durmalar sorumlulukla derinleştirilmediği taktirde bunlardan bişeyler beklemek boşadır. Gözleri, çıkar hırsıyla dönmüş menfaatçiler harıl harıl çalışıyorlar. Bazı değişik ideolojilere primler yağdıranlar kendi çıkar çevrelerine her türlü menfaatleri yaratmaya çalışırlar. Bazı aklı erenler bu olup bitenleri umursamazlıkla seyrederler, yani ezen ezer, ezilen ezilir. Kalan sağlar bizim der misali gününü geçirirler.  

   Artık gözüzümüzü açıp, gerçeği görmemiz, basiretimizi kullanıp dünden , bugüne bize ait olan değerlere sahip çıkmalıyız. Bir zamanlar düşmanımız cehalet, fakirlik, entrika, hile, düzenbazlık gibi şeylerdi..Şimdi;  Sefalet, Zorbalık, Müstehcenlik, Vurdun Duymazlık, Vicdansızlık almış başını gidiyor.

      Toplumumuz; Ahlak, Fazilet ve İlim düşüncesi adına tam birenkaz görünümü arz ediyor. Eğitimde, Sanatta, Ahlakta alternatif bir nizam ve düşünce arayışı içinde. Bu kocaman cografya da sorumluluk duygusuna, insani değerlere, fen ve ilime, ahlaka hakimi tefekküre, fazilete, sanata önem vermeyen öksüz ve çelimsiz düşüncelere karşılık; İnsanın dünyevi ve uhrevi enginlikleri kucaklayacak, yorumlayacak ünvanıyla müdahale edecek kafalara, çelik iradelere ihtiyaç vardır.      Son değişim ve dönüşüm hareketleri çokların yüzündeki maskeyi sıyırıp gerçek yüzlerini ortaya çıkardığı gibi, bizim gibi insanların gözündeki hakiki mahiyeti daha belirgin hale geldi. Olup bitenleri de daha anlayabiliyoruz.

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
1 + 4 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.