Gölbaşı :
z     z
07 Eylül 2010, 11:34
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

Zamanımızın En Gösterişli Soytarısı : BONO - Nuran Yıldız

     Düşmüş öne savrula savrula yürüyor, bir kıtadan diğerine geçiyor. Arkasına takılmış iki koskoca bakan da.

Sanırsınız Bono yeni zamanlar efendisi, bizimkiler de arkasını toplayıcı.

Bono dediğiniz yeni yüzyılın soytarısı. Hem de en gösterişlilerinden. Bulmuş kafası karışık, bir o kadar da saf ve aklı kırk tilki dolandırmaya yetmeyen dünya insanlarını…

Hem en pahalısından bilet kakalıyor hem de teknolojik aygıt pazarlıyor.

Bu Bono denen adam, sanırım en sinir ve de en gıcık olduğum popüler kültür nesnesi…

Nesne” demem bile yanlış, bu pazarlama dehası aslında bir “pazarlayan özne!

Afrika’daki açlıkla savaşmaya kendisini adayan (!) Bono, Louis Vuitton reklamlarında oynadı geçenlerde. Afrika’ya ayrılan paradan geriye Bono için ne kadar kalmış, bilen yok.

Uluslararası Çernobil Çocukları Vakfı’na yardım eden Bono-U2’nin, İstanbul’da ya da dünyanın başka yerlerinde 600 kişi tarafından bir haftada kurulabilen sahnesinin çevreye verdiği zararı hesap eden var mı? O da yok.

Yapmacık bir politik tavır”la derine gizlediği aslında dev bir “U2 Şirketi.”

Bono’yu yapmacık politik tavrı pazarlama için kullandığına inanan başka bir kalabalığın içindeyim ben, onu dinlemek için Olimpiyat Stadı’nı dolduracak olan kalabalık içinde değil.

Hem küreselleşme muhalifi olarak kendini sunacaksın hem de küresel konserler zincirinin birinden 300 milyon doları banka hesabına yatıracaksın. İster iki yüzlülük deyin ister tutarsızlık, zamanımızda rağbet gören “mış gibi” olmak işte.

Açlara, yoksullara, hastalara yardım ediyor “muş gibi” görünüp servetlerine servet katmanın ustaları.

Sistem eleştirisi üzerine kitaplarıyla tanınan Naomi Klein (No Logo, Fences and Windows ve The Shock Doctrine), Bono’nun olup biten olumsuzlukları meşrulaştırmaktan başka bir işlevi olmadığını belirtirken haksız mı?

Sistem içinde ayakta kalmak için satılamayacak hiçbir şey yoktur görüşünün somut örneğidir Bono ve grubu.

Başbakan Erdoğan’la görüşmesinde de kırmızı bir IPOD hediye etti. Etsin, etsin de IPOD’u verirken ağzından çıkan sözler yenir yutulur gibi değil: “Bu IPOD’u satın alanlar AIDS hastalarına da yardım etmiş olacaklar!” İşte size IPOD’un dehşetengiz bir reklamı.

IPOD’la Bono (ya da U2 diyelim) arasındaki sözleşmenin ayrıntıları üzerinde durmaya gerek yok. Ancak… Efsane Bono, yıllardır insan hakları konusundaki tutumu nedeniyle gelmediklerini belirttikleri Türkiye’ye ilk gelişlerinde Başbakan’ı IPOD reklamına dahil etsin! Zafer bu.

Bono zamanımızın en gösterişli soytarısı ve U2 de en çok kazanan şirketlerinden. Sermayeleri ise, yalnızlaşmış, umutsuzlaşmış, yönetimlerden çare beklemekten vazgeçmiş insanların vazgeçmediği “dünyanın kurtulabilme” beklentisi. Yani sermaye büyük. Ve pazarlama da değişen olaylara ve zamanlara göre değişen konu ve kavramlar üzerinde yükselebilecek kadar esnek.

Umut al, konser bileti sat” endüstrisi. “Mış gibi”lerin rağbet gördüğü zamanlar… Üstüne bir de köprünün tapusunu verdi, Bono’nun ardından yürüyen Bakan… İyi mi?

Nuran Yıldız

nuran@nuranyildiz.com

Odatv.com

 

ÖZEL HABERLER/YAZILAR  OKUMAK İSTİYORSANIZ...TIKLAYIN http://www.odatv.com http://www.odatv.com/index.php

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
2 + 1 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.