Gölbaşı :
z     z
16 Temmuz 2010, 11:29
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

Bir itfaiyecinin Anısı ve Önerileri...

 Bir itfaiyecinin Anısı ve Önerileri...

    Yıl  1989 itfaiyede üçüncü yılım. Kurban Bayramının birinci günü nöbetim vardı. Bayram namazını kılıp evdekilerle bayramlaşarak nöbetime gittim. O zamanlar kurban kesenler kurban etlerinden bizlere de bırakırlardı. Yerimiz belediye işletme binasının içerisindeydi. İtfaiye’de iki kişi (24)(24) saatlerinde nöbet tutuyorduk. Vakit öğle saati arkadaşımla kurban etiyle saç kavurma yapmıştık. İşletme müdürümüz (Rahmetli Halil GÜLLER) idi. Kapıdan içeri girdi. Biz ayağa kalkıp müdürümüzle bayramlaştık. Yaptığımız yemeğin güzel koktuğu-nu ve güzel olduğunu söyledi. Bizde yemeğe davet ettik beraber yiyelim diye. Sofrayı hazırla-dık, yemeğe başlayacaktık o esnada telefon çaldı. Telefonu açtım, telefonun diğer tarafındaki kişi yangın ihbarı vermeye çalışıyordu. Konya yolu Bala kavşağında karşı tarafta ev yangını-nın olduğunu söylüyordu. Bende yangınla sizin ilginiz varmı, telefon numarasını istedim. Ben yoldan geçen ve benzinlikte jetonlu telefonla aradığını söyledi. Şöför arkadaşımla aracımıza binerek verilen adrese doğru yola koyulduk. Yangın yerinde vardığımızda evin yandığını, çevrede bulunan insanların yangın söndürme esnasında bizlere sataşarak yangını söndürme-memizi engellemeye çalışıyorlardı. Biz bir yandan yangını söndürüyoruz, bir taraftan’da  vatandaşların bize atmış olduğu taşlardan sakınıyorduk. Telsizle müdürümüzü arayarak olay yerine gelmesini ve Jandarma ekiplerinde olay yerine gelmesini istedik.

 

  Yangını söndürdük. İnceleme sırasında Jandarma ekipleri ile  müdürümüzde geldiler. Jandarma komutanına bu kişilerden davacıyım, bizlere hakaret ettiler. Vatandaşlarda olay yerine itfaiyenin geç geldiğini söylediler. Şahidimiz müdürümüz Halil beydi. Olayı anlattı. İhbar geldiğinde bende itfaiyedeydim. Arkadaşlar ihbarı alır almaz yangın yerine hareket etti. Bize hakaret eden kişiye yangın çıktığında nereyi telefon ile aradın sordum. Bana polis’in telefonunu söyledi. Sizin arayacağım numara o zamanlar (110) yoktu normal telefon numarası vardı. O numaraya yangın ihbarı veriliyordu. Yanlış yaptığını anlayan kişi bizden özür diledi. Bizde davacı olmaktan vazgeçtik. Burada anlatmak istediğim itfaiye hiçbir zaman yangın yerine geç gelmez. İtfaiyenin (110) ihbar telefonu arayan yangın ihbarı verecek kişi, yangın yerinin adresi doğru bir şekilde verecek. Yangın yerine en çabuk ulaşılacak yol güzergahı üzerinde bulunan Camii, Okul, Hastane, Pazar yeri vb. gibi yerleri belirtecek. Yangın ihbarı yaptığı teleon numarasını itfaiye santraline vererek yangına ulaşması sağlanmalıdır.

  ///                                  ///                                   ///    Şu günlerde hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde olması sebebiyle yangın çıkma olasılığı arttığı. Özellikle bu günlerde çıkan yangınların vatandaşlarımız tarafından veya yangını gören kişilerin. Yangın ihbar numarası (110)’u arayarak yangın yerinin adresini,kendi telefonunu, yangın yerine itfaiyenin en çabuk şekilde gelmesini sağlamak için adresi doğru verip, yangın yerine yakın cami, okul, Pazar yeri vb. yol haritasını bildirmelidir.

 

      İtfaiye hiçbir zaman yangın yerine geç gelmez. Sıcak geçen yaz mevsiminde gümüş ışınlarının dik gelmesi cam ve cam kırıklarının mercek görevi yapacağından otları tutuşturarak alevlenme-sine dolayısıyla yangın oluşmasına neden olacaktır.

 

      Çevremizde, tarla kenarlarında ormanlık alanlar içerisinde bulunan cam ve cam kırıklarını toplayarak kısmen çıkacak yangınları önleye biliriz. Tarla içerisinden veya kenarından geçen elektrik direklerinin bir veya iki metre çevresinde bulunan otların temizleyerek yangının genişlenmesini önleye biliriz. Sönmemiş sigara izmaritini veya kibriti yere atmamalıyız sıcakların artmasıyla meydana gelen yangınların ot, saman, çöp ve ekin alanlarında yoğunlaştığı, bu tür yangınların çevresinde bulunan fidanlık veya orman alanlarına sirayet etme riski taşıdığı.

 

     Vatandaşlarımızın koruması muhtemel ot, saman ve ekin alanlarına dikkat etmeleri. Buna rağmen oluşacak küçük kıvılcım büyük yangınlara neden olacağını akıllardan çıkartılmamalıdır.